Kayıtlar

Kısa Kısa

Denizcilik... Nasıl başlasam bilmiyorum ama lanet ederek yazıyorum! Öyle bir meslek ki bu, Tanrı ile bir sorununuz varsa çözersiniz, inanmıyorsanız inanırsınız, inanıyorsanız da yanlış şeye, yanlış şekillerde inandığınızı anlarsınız. Gereğinden fazla olgunlaşır, sessizleşirsiniz, eskisi kadar gülmez, insanları sürekli gözlemler ve hareketlerinden tiksinirsiniz. Bu en yakın dostunuz hatta anne babanız dahi olabilir. Her şey gözünüze batar ve istemsizce insanları düzeltmeye çalışırsınız, çalıştıkça yorulursunuz, ve insanlardan uzaklaşırsınız. Bir süre sonra görürsünüz ki gittikçe yalnızlaşıyorsunuz.  Günde 8 saat hiç bir şey yapmadan öylece ufka bakar ve düşünürsünüz, sorgularsınız, ölçüp tartarsınız, araya hayaller girer ve hemen kafanızdan uzaklaştırırsınız. Hayaller bir denizcinin en büyük düşmanıdır, hiç tanımadığınız insanlarla sevseniz de sevmeseniz de aylara aynı ortamı paylaşırsınız. Kimi sama üstünüz son derece karaktersiz ve egoist olabilir, eyvallah diyip işinizi yapmak z...

Kaptanın Seyir Defteri "Eleanor D" Bölüm 2

Resim
Point Lynas Anchorage - 13 Temmuz 2014 Ayın 9'unda sabah saatlerinde demirledik, Bugün demirde ki son günümüz, gece 03:30da demir alıp pilot istasyonuna doğru seyire başlayacağız. 2.5 saatlik uzaklıkta olmasına rağmen kaptanımız 5 saat önceden demir almamızı uygun gördü.  Hava temmuz ayı olmasına rağmen oldukça serin, akşamları polarsız durmak pek mümkün değil, dün tipi şeklinde yağmur yağıyordu bugün ise günlük güneşlik... Dün Rescue Boat (kurtarma botu) ile talim yaparken suya indirdiğimiz de kıç taraftan battığını fark ettim, ikinci kaptanı uyarmam ile birlikte ufak bir can pazarı yaşadık. 4te 2'si suya batmışken vinç kancalarını takmayı başardık ve rescue botu terk edip çarmıhtan gemiye geri tırmandık, kollarım hala ağrıyor, diğer yandan yarın bizim için oldukça yoğun ve yorucu geçecek aslında kaldığımız süre boyunca yoğun geçeceğine eminim.  Gemi vukuatlı olduğu için pek çok denetlemeye maruz kalacak ve isterlerse gemiyi tutuklayabilecekleri pek çok seçenekl...

Kaptanın Seyir Defteri "Eleanor D" Bölüm 1

Resim
Eleanor D'de İlk Gece -  06 Haziran 2014 Bir gün önce yatağımda keyif yapıyorken, bir gün sonrasında son model bir Mercedes ile Amsterdam sokaklarında ilerliyorum, 4 saati bulan sıkıcı ve uyuklayarak geçirdiğim uçuşun ardından, tüm gövdesi pas tutmuş bu gemiye ulaştım. 3. kaptanın karşılamasıyla oturuyoruz gemi ofisine, sıcak ve samimi bir sohbetin ardından ilk izlenimlerim sonucu tamam dedim, adamımı buldum ben, fakat geminin her yerinde küçük sarı stickerlarda yazan bir not var aynen şöyle yazıyor, Götürüyorum yazan: bok. Bilmem anlatabildim mi? Bu koku da ne böyle ! 6 ay boyunca burada burnumu tutarak dolaştığım bir görüntü canlanıyor kafamda. Kabus! Gemiye şöyle bir baktığımda hiç temizlik yapılmadığını farkettim, açıkcası bu yaşam mahallini söküp yerine yenisini koymadıkları sürece düzelebileceğine de pek inanmıyorum. Bir dal sigaranın ömrü bu satırları yazmaya ancak yetti, şimdi bu leş gibi kamarada uyumaya çalışacağım, yarın biz denizcilerin deyimiyle Red Light D...

Son Sefer Üzerine 1 yıl.

Resim
5.5 aylık seferim boyunca tuttuğum günlük notlarını yazmaya başlamadan önce 1 yıl içinde neler yaşadığımdan kısaca bahsetmek istiyorum, İlk zabitliğimin mide bulandıran heyecanıyla 6 aylık bir sefere çıkmış Türkiye'den katılmış ve singapur da ayrılmıştım, benim 5.   gemimdi ve meslek hayatımda ilk kez beni son derece korkutan bir fırtınaya yakalanmıştık. O görüntülere buradan ulaşabilirsiniz. Neyse, işte ilk zabitliğime rağmen son derece keyifli bir 6 ay geçirmiştim. Öyle ki o seferimde pek günlük tutma ihtiyacı da hissetmedim. Ya da tutmuşta olabilirim. Hatırlayamadım şimdi. Seferden dönüşümle birlikte hemen gittim bir Harley Davidson Showroom 'una ve senelerdir hayalini kurduğum motorun üzerine oturdum. Showroom sahibi önce beni bi kışkışlamaya yeltendi fakat, gururla alacam ben bunu dedim. Pek kaile almamış görünüyordu. Biraz konuştuk üzerine, daha doğrusu konuşan bendim. Baktım adam beni pek iplemiyor sinirlendim ben de hede hödö diyip showroomdan sinirle çıktım. Ama İst...

Denizden II

Bir zaman sonra yemek ayırt etmiyoruz, Sadece temizlik yapıyoruz, Hergün duş alıyoruz, Uykuyu sevmiyoruz ama uyuyabildiğimiz zamanları seviyoruz, Sosyalleşmeyi özlüyoruz, kalabalığa karışmayı, Çocukca hayaller kuruyoruz çocukca davranışlar da bulunuyoruz, Şarkı söylüyoruz tamamen detone Sıkılınca güverteye çıkıyoruz, rüzgarın sertçe yüzümüze vuruşundan rahatsız olmadan, Çalışırken ıslık çalmayı, anlamsız anlamsız bağırmayı bağrışmayı seviyoruz, Pazar günlerini de seviyoruz, pazartesi sendromumuzun olmayışını, Hergün yemin ediyoruz bir daha gemiye çıkmamaya dair, Limanda olmayı seviyoruz, özellikle de saat 5ten sonra operasyon olmayanları, Her dilden dinden ırktan insan tanıyoruz, ahbap oluyoruz, Kimilerimiz birçok dilden seni seviyorum demeyi öğreniyor, Her renkten kadınla birlikte oluyoruz, En iyi içki hangisi biliyoruz, Kıç üstü partilerini seviyoruz, Demirde günlerce kalmayı, balık tutmayı, raspa boya yapmayı seviyoruz, Yunusları seviyoruz, vardiyanın en sıkıcı anı...

Denizden

Şehir ışıklarına bakıyorum, Arabaların farlarına, Takip ediyorum, Gece ilerledikçe sönen ışıkları, Düşlüyorum orada yaşananları, Orada yaşayanlar oluyorum tek tek. Özlüyorum kendi ışığımı, Varlığımdan habersiz ışıklarını yakıp söndüren insanları kıskanıyorum. Aslında ne kadar şanslı olduklarının farkında olmayışlarına özeniyorum, Nefret ediyorum imrenerek bakmaktan, Hergün 3000 metre derinliğin üzerinde uyumak haz vermiyor zamanla, Aynı müzikleri dinliyoruz ısrarla, Aynı filmleri izliyoruz tekrar ve tekrar, Yoruyoruz kendimizi zaman geçsin diye, Ya da geçsin diye zaman birbirimizle uğraşıyoruz, Dedi kodu yapmayı, küfür etmeyi seviyoruz, Ve seviyoruz kadınları, Hiçbir erkeğin vermediği kadar değer veriyor, Çünkü özlüyoruz. Günleri sayıyoruz saniyesine kadar, Planlar yapıyoruz 6 ay sonrasına ait, Bitsin bu özlem, bitsin bu yanlızlık diye... Suat Fırat Dede 30.03.2010 23.25LT Syros Demir mevkii.

Ben Bir Denizciyim...

Resim
Şimdiye kadar günlüklerimi okudunuz, normal şartlarda denizden nefret eden birdaha çalışmaya tövbe eden adam profili çizmiş olmalı yazdıklarım...Evet nefret ediyorum evet bir daha çalışmaya tövbe de ettim..Ettim ama... şunu da fark ettim, Bana bu 6 ay da birlikte çalıştığım insanlar gerek Zabit abilerim gerek Gemi kaptanımız...Bende öyle bilinçaltı oluşturmuşlar öyle işlemişler ki, Şuan can atıyorum sefere çıkmaya...Denizde olmaya...gemide olmaya...Belki bana olan güvenleri bu iştahımı kamçıladı belki de önceki yaşamımda da denizciydim...Öyle ya da böyle güvertede ıslandığım gün ikinci kaptanımın sözleri hala kulağımda yankılanıyor..."Birkez değdimi deniz suyu kıçına bırakamazsın bu mesleği birdaha" Öyle de oldu kıçımla bir ıslandığım günden bu yana lisedeki o ateş yeniden alevlendi içimde...Yeniden hedefime odaklandım. En azından Bu 3 değerli insan(Onur kaptan, Doğaç kaptan ve Ercan Kaptan) etrafımda olduğu sürece kendimi denizde huzurlu hissedeceğim...Şimdi 7 aylık bir kurs...